Kayseri Sokaklarında Fatiha Tevessülünün İzinde
Kayseri’de yaşıyorum, 25 yaşındayım ve bol bol günlük tutuyorum. Bugün, içimde bir sıkışmışlık var; anlatmak istiyorum, çünkü yazmak bazen nefes almak gibi geliyor. Sabah erkenden uyandım, kahvemi yaptım ve pencereden dışarı bakarken fark ettim ki, hayat bazen tam da aradığın cevapları vermezmiş. İşte o an aklıma geldi dedemin bana anlattığı bir şey: Fatiha tevessül. Daha önce duyduğum ama anlamını tam çözümleyemediğim o kelime… İçimde bir merak uyandı ve bugün bunu biraz daha hissetmek istedim.
Parkta Geçen Sessiz An
Öğle vaktiydi, biraz yürüyüş yapmak için parka gittim. Yapraklar rüzgarla dans ediyordu ve ben banklardan birine oturdum. Etraf sessizdi ama benim içimde fırtınalar vardı. Kendi kendime sordum: “Neden bazen bu kadar çaresiz hissediyorum? Her şeyi kendim yapmak zorunda mıyım?” O sırada aklıma dedemin sözleri geldi: Fatiha tevessül, bir dileği yerine getirmek için Peygamber Efendimiz’e veya Allah’a aracılık eden dualar demekti. O an gözlerim doldu; sanki birinin omzumda durup bana cesaret verdiğini hissettim.
Parkta otururken telefonumu açtım ve birkaç eski günlük sayfamı karıştırdım. Orada yazdıklarımı gördüm: hayal kırıklıkları, sevinçler, umutlar… Hepsi bir aradaydı ve ben bir şekilde hep Fatiha tevessülüne sığınıyordum farkında olmadan. Dedemin dediği gibi, “Kimi zaman bir dua, en karanlık anını aydınlatır.” Gerçekten öyleydi. Kalbim bir tuhaf çarpıyor, hem hafif hem de hüzünlü bir his vardı.
Eski Bir Camide Yalnızlık
Akşamüstü, içimde bir çekimle eski bir camiye gittim. Çocukluğumdan kalan hatıralar aklıma geldi. Caminin sessizliği, minberin yanındaki eski taşlar… Ben öylece oturdum ve Fatiha tevessül için sessizce dua ettim. “Acaba bu kadar basit bir dua, gerçekten bir şeyi değiştirebilir mi?” diye sordum kendi kendime. Ama dua ettikçe, içimde bir huzur hissi yayıldı. Sanki kalbimin sıkıştığı yerlerden bir parça açılıyordu. Orada, kendi gözyaşlarımı fark ettim. Hayal kırıklıkları, yalnızlık, ama aynı zamanda umut… Her biri bir şekilde dua ile birleşiyordu.
Bir Arkadaşın Sesi
O akşam eve dönerken telefonum çaldı. Arkadaşım arıyordu. Onun sesi duyulduğunda bir rahatlama hissettim; sanki günün tüm ağırlığını paylaşabileceğim birini bulmuş gibi. Ona Fatiha tevessülünden bahsettim, kendi hissettiklerimi anlattım. O an fark ettim ki, insan yalnızca dualarla değil, bir başkasının ilgisiyle de teselli bulabiliyor. Gözlerimi kapatıp derin bir nefes aldım ve dedim: “Belki de tevessül, sadece dua etmek değil, aynı zamanda kalbimizi açmaktır.”
Küçük Bir Umut Işığı
Yatmadan önce günlük defterimi açtım. Bugün yaşadıklarımı yazarken bir şey fark ettim: Fatiha tevessül bana sadece bir dua yöntemi değil, aynı zamanda umut ve direnç vermişti. İçimde bir yerde, hayatın sürprizleri karşısında pes etmeyeceğim bir alan açılmıştı. Hayal kırıklıkları vardı, evet, ama aynı zamanda her kaygının ardından bir umut ışığı da doğuyordu. Kalbim hala biraz hüzünlüydü, ama bu hüzün, yaşadıklarımın değerini bilmemi sağlıyordu.
Gözlerimi kapattım ve sessizce tekrar ettim: “Fatiha tevessül… işte bu, yalnız olmadığını hissetmek, kalbinin derinliklerinden yardım istemek demek.” İçimde bir sıcaklık yayıldı. Hayat bazen zor, bazen acı verici ama küçük bir dua, küçük bir an, bazen tüm ağırlığı hafifletebiliyor. O an, belki de ilk defa gerçekten Fatiha tevessülün ne demek olduğunu hissettim: sadece sözlerden ibaret değil, yüreğe dokunan bir güç.
Gece ve İçsel Yolculuk
Yatakta yatarken, Kayseri’nin sessiz sokaklarını düşündüm. Penceremden hafif bir rüzgar giriyordu. Gün boyunca yaşadığım anlar, parkta yalnız oturmam, camideki sessizlik ve arkadaşımın sesi… Hepsi bir araya gelip bana bir şey anlatıyordu: Hayat, bazen kendi gücümüzle ilerleyemediğimiz anlarda, tevessül ve dua ile yolunu buluyor. Fatiha tevessül, belki de her insanın içinde hissettiği o kırılgan ama aynı zamanda güçlü yanın adıdır.
Kalbim hâlâ biraz hüzünlü, biraz heyecanlı, ama en önemlisi umut dolu. Günlük defterimi kapatıp derin bir nefes aldım ve dedim kendi kendime: “Yarın yine zor olacak, ama bugün öğrendim ki, bazen sadece bir Fatiha ile başlamak bile yeterli.” Ve o anda, gözlerim kapalı, bir sessizlik içinde, kendi içimde küçük bir şükran duygusu hissettim. Hayat devam ediyor, ama artık biraz daha hafif, biraz daha anlamlı.