BA Nedir? Kan Tahliliyle Yola Çıkarken: Bir Genç Yetişkinin Hikayesi
Bir Sabahın Sessizliği
Kayseri’de sabahlar, çok hızlı gelir. Güneş henüz dağların zirvesini aydınlatmadan, sabahın soğuk rüzgarı penceremden içeri süzüldü. Gözlerim ağır, zihnim dağınıktı. Dün geceyi hatırlamıyorum bile, ama sabahı hatırlıyorum, çünkü o sabah, içimde bir şeyler vardı. Üzerimde bir ağırlık, bir duygu karmaşası. Yavaşça doğruldum yataktan. Bir gün önce kan tahlilimin sonuçlarını öğrenmek için randevu almıştım, ama içimdeki korkuyu biraz daha gizlemeyi denedim.
Bundan birkaç hafta önce, hastaneye gitmek zorunda kalmıştım. Belirtilerim, son zamanlarda beni hem bedenen hem de ruhen tüketiyordu. Sürekli bir halsizlik, baş ağrıları, kaslarımın ağrıması… Bu durum beni her geçen gün daha çok yavaşlatıyordu. İşe gitmek, arkadaşlarımla görüşmek, kısacası hayattan keyif almak giderek zorlaşıyordu. Sonunda bir karar verdim: Sağlıkla ilgili ne olursa olsun öğrenmek gerekiyordu. İstediğim tek şey cevaplardı.
BA Nedir? Kan Tahlilinin Gerçekleri
Hastaneye gittiğimde, doktor bana birkaç farklı tahlil yaptırmamı söyledi. Bunlardan biri, BA testiydi. BA nedir? Başta tam olarak ne anlama geldiğini bilmiyordum, ama doktorun söylediği kelimeler bir şekilde zihnime kazındı: “Bunlar, Bazal Anemi’ye işaret edebilecek testler. Eğer sonuçlarınızda bir sorun varsa, bazı tedaviler gerekebilir.” BA testi, vücudumun ne kadar verimli çalıştığını ölçmeye yarayan bir testti. İçimdeki belirsizliği biraz olsun gidermek için sonuna kadar gitmeye kararlıydım.
O anın gerilimi, içimde kaybolan bir zaman dilimi gibi duruyordu. Sağlık, insana sadece bedenini değil, ruhunu da sorgulatıyor. “Bir şey yanlış mı?” diye düşünüyor insan. Ama bir yandan da “Ya her şey normalse?” sorusu da gelip geçiyordu. O zamanlar, test sonuçlarının ne olacağını hiç kestiremiyordum. Ne olursa olsun, öğrenmeliydim.
Sonuçlar: Umut ve Hayal Kırıklığı
Bir hafta sonra, doktorun odasında otururken, ellerim titriyordu. Odaya girdiğinde, gözlerindeki ciddi ifade hemen dikkatimi çekti. “Sonuçlarınız geldi,” dedi. O anda dünya yavaşladı. Yavaşça kağıdı elime tutuşturdu ve bir an durdu. Okumaya başladım. Okudukça, içimdeki karışık duygular bir sel gibi yükselmeye başladı.
Sonuçlar, BA testinin “normal” olduğunu gösteriyordu. Tam anlamıyla rahatlayamadım. Bu testin her zaman kesin sonuçlar vermediği konusunda uyarılmıştım, ama bir şey vardı… o “normal” sonucu görüp derin bir nefes almak, birkaç saniyelik bir rahatlama sağlamıştı.
Ama o sabah, o sonucu öğrendikten sonra içimde bir boşluk hissettim. Kendimi garip hissettim. Belki de korktuğumdan çok, normal olmanın getirdiği tuhaflıkla yüzleşiyordum. “Her şey yolunda,” dedim kendi kendime ama bir taraftan da huzursuzum. Neden bu kadar huzursuzum?
Huzursuzluğumun Sebebi: Umut ve Gerçek
Her şey “normal”di, ama o “normal” her zaman tam bir rahatlama getirmiyor. Belki de içimdeki boşluğu dolduran gerçek, “normal” bir hayatın o kadar sıradan olmasıydı. Kan tahlilimde hiçbir şeyin “yanlış” olmadığını öğrenmek bir tür rahatlama olsa da, beni bir şekilde tatminsiz bırakıyordu. Çünkü insan bazen büyük bir şeyin olmasını bekler, ama “normal” olması, onu başka bir şekilde görmenize yol açabiliyor.
İçimden bir ses, “Sen her zaman kendi gerçeklerini yaşa,” diyordu. Belki de sağlık, bazen sıradanlaşan bu anların içinde, bize ne yapmamız gerektiğini hatırlatan bir araçtır. Sonuçlarım beni kurtarmış olabilir, ama hâlâ başarmam gereken şeyler vardı. Hayatın o karmaşık yapısını anlamak için belki de her şeyin “normal” olmasına gerek yoktu.
Sonuç: Kendimi Tanıma Yolculuğu
Sonunda, hastaneden çıktım ve Kayseri sokaklarında yürürken içimde bir huzur vardı, ama farklı bir huzur. Belki de sağlık, bazen en güçlü olduğumuz anlarda bile bize korku ya da huzursuzluk getirebilir. Önemli olan, bu duygularla nasıl başa çıktığımızdı. BA nedir kan tahlili? Bir çözüm, bir açıklama, bir yolculuktu. Ama bu yolculuk, insanın kendini tanımasına yönelik bir süreçti. O sabah o testi ve sonuçları öğrendim, ama daha fazlasını anlamam gerekiyordu. İşte bu yüzden hayat, her anında bir keşif.
Bugün yine normal bir gündü. Ama o sabahın verdiği rahatlama ve huzursuzluk bir şekilde bana daha çok şey öğretti. Bazen “her şey yolunda” dediğimizde bile, işin gerçeği, yolculuk yeni başlıyordur.