İçeriğe geç

Arz nedir işletme ?

Arz Nedir İşletme?

İşletmelerin temelini oluşturan ekonomik kavramlardan biri olan arz, üretici ya da satıcıların belirli bir mal veya hizmeti belirli bir fiyat üzerinden sunma isteği ve kapasitesidir. Arz, yalnızca ekonomik bir gösterge olmanın ötesinde, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi kavramlarla da yakından ilişkilidir. İstanbul’da yaşayan bir genç olarak, sokakta, toplu taşımada ya da iş yerimde gözlemlediğim sahneler, arzın toplumsal boyutlarını daha iyi anlamamı sağlıyor. İnsanların, kadın ya da erkek, genç ya da yaşlı olmasına bağlı olarak arz edilen ürünlere veya hizmetlere erişimleri, nasıl şekilleniyor?

Arz ve Toplumsal Cinsiyet

Toplumsal cinsiyet, arzın biçimlenmesinde büyük bir rol oynar. Örneğin, kadınların iş gücüne katılım oranının arttığı bir dünyada, onlara yönelik ürün ve hizmet arzı da bu değişime paralel olarak şekillenir. Ancak İstanbul’da gözlemlediğim kadarıyla, bazı sektörlerde hâlâ cinsiyet rollerine dayalı bir arz var. Kadınlar için tasarlanmış ürünler genellikle güzellik ve bakım odaklıyken, erkekler için sunulan hizmetler daha çok güç ve teknoloji odaklı olabiliyor. Sokakta yürürken, alışveriş merkezlerinde gezdiğimde veya toplu taşımada gördüğüm reklamlar, bu ayrımı net bir şekilde ortaya koyuyor.

Bir kadın olarak, alışveriş yaparken karşılaştığım ürün yelpazesi, çoğunlukla ev içi ve kişisel bakım ürünlerinden oluşuyor. Erkekler için ise teknoloji ürünleri, otomobiller ya da spor ekipmanları gibi daha “dışa dönük” ürünler ön plana çıkıyor. Arz, aslında toplumsal cinsiyetle şekillenen bir pazara dönüşüyor. Burada arzın, sadece üreticilerin taleplerine cevap vermekle kalmayıp, toplumsal yapıları da pekiştirdiğini gözlemliyorum. Kadınların, erkeklere oranla daha düşük ücretler aldığı ve iş gücüne katılımda hala bazı engellerle karşılaştığı bir toplumda, bu tür arzlar, kadınları belirli sektörlere ve ürünlere sıkıştıran bir mekanizma halini alabiliyor.

Çeşitlilik ve Arz

Çeşitlilik, yalnızca cinsiyet değil, aynı zamanda etnik köken, yaş grubu ve farklı engel durumları gibi pek çok faktörü içerir. İstanbul gibi büyük bir şehirde, bu çeşitlilik arzı etkilemekte büyük bir rol oynamaktadır. Örneğin, toplu taşımada engelli bireylerin yaşadığı zorluklar, o grubun ihtiyaçlarına yönelik bir arz eksikliğini işaret eder. Engelli vatandaşlar için toplu taşıma araçlarında yeterli düzenlemeler yapılmadığı gibi, ürünlerin de genellikle herkesin erişebileceği şekilde sunulmadığı görülmektedir.

Benim çalıştığım sivil toplum kuruluşunda, çeşitliliği göz önünde bulunduran projeler geliştiriyoruz. Ancak bu projeler, toplumun her kesimine hitap eden bir arz anlayışı geliştirilene kadar sınırlı kalabiliyor. Örneğin, bir sağlık ürününün reklamı, sadece belirli bir yaş grubuna veya sosyoekonomik düzeye hitap edebiliyor. Bu, arzın çeşitliliği sınırlayan bir boyutu. İnsanlar, toplumsal cinsiyet, yaş veya engel durumu gibi farklılıklarına göre sınırlı bir ürün veya hizmet arzı ile karşılaşabiliyor.

Sosyal Adalet ve Arz

Sosyal adalet, arzın adil bir şekilde dağıtılmasını içerir. Arzın sosyal adalet açısından en büyük zorluğu, eşit olmayan fırsatlar ve kaynakların dağılımıdır. İstanbul’da yaşamaya başladığımdan beri, özellikle farklı gelir gruplarının arzdan nasıl farklı şekilde faydalandığını gözlemliyorum. Zengin kesim için lüks markaların ve özel hizmetlerin sunulduğu bir ortamda, düşük gelirli bireyler için aynı ürünlerin ulaşılabilirliği oldukça sınırlıdır. Örneğin, toplu taşımada yaşadığım bir deneyimi paylaşmak gerekirse, sabah saatlerinde oldukça kalabalık olan metrobüslerde, farklı sosyoekonomik düzeylerden gelen insanlar arasında farklı arzlara ulaşımda zorluklar gözlemlenebiliyor.

Birçok düşük gelirli birey, kaliteli sağlık hizmetlerine veya eğitim fırsatlarına ulaşmada zorlanırken, aynı ürün veya hizmetlerin daha üst gelir gruplarına ulaşımı çok daha kolay olabiliyor. Sosyal adalet açısından bu tür dengesizlikler, arzın sadece ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal eşitsizlikleri derinleştiren bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor. İstanbul’daki bir alışveriş merkezinde, alt gelir grubundaki birinin erişebileceği ürünler ile üst gelir grubundaki birinin alabileceği ürünler arasında büyük farklar olduğunu defalarca gözlemledim. Bu durum, arzın nasıl sosyal adaletsizlik yarattığını ortaya koyuyor.

Sonuç

Arz, yalnızca ekonomik bir kavram olmanın ötesinde, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adaletle yakından ilişkilidir. İstanbul’daki sokaklardan, toplu taşımadan ve iş yerinden edindiğim gözlemler, bu ilişkiyi daha iyi anlamamı sağladı. Arzın şekillenmesinde toplumsal faktörlerin nasıl etkili olduğunu, özellikle toplumsal cinsiyet ve sosyal adalet açısından ne denli önemli olduğunu görebiliyorum. Bu, sadece bir ekonomi meselesi değil, aynı zamanda insan hakları ve eşitlik meselesidir. Farklı grupların arzdan nasıl etkilendiği, toplumun daha adil ve eşitlikçi bir yapıya kavuşabilmesi için önemli bir yol göstericidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet girişhttps://betexpergiris.casino/betexpergir.net